vendredi 24 juillet 2015

Emir Kir, le PS et le génocide arménien

Emir Kir n'est plus un négationniste : il a reconnu le génocide arménien.

Après avoir été absent à la minute de silence qui a eu lieu au parlement fédéral, comme ses trois camarades du parlement bruxellois, Emir Kir a finalement approuvé, sous la pression de son parti, une résolution sur le génocide arménien.

Quand Mahinur Ozdemir avait refusé de le faire, elle a été exclue de son parti. Certains voient son attitude comme "fidèle et courageuse", contrairement à celle d'Emir Kir (et les autres membres du PS et sp.a), vue comme "traitre et lâche".

 
En juin 2016 des députés allemands, d'origine turque, ont reconnu le génocide arménien. Plusieurs citoyens ont partagé un appel au boycott de ces élus pour cette trahison. Pourtant quand Emir Kir a reconnu le génocide arménien à la Chambre, il n'y a rien eu ici.

La question du génocide arménien

http://suffrage-universel.blogspot.be/2015/04/elus-et-representants-de-partis-belges.html

Stèle à Jette
Une autre à Ixelles

-----------------------------------------------

Boycott PS - “Artık PS’e oy yok”
Article Yenivatan : http://www.yenivatan.be/artik-pse-oy-yok/ 

90’lı yılların ortalarında, dönemin Belçika hükümeti yabancı kökenlilere vatandaşlık konusunda bir takım kolaylıklar sağladı. Dönemin siyasi partilerinin kapılarını Türk kökenlilere açmasıyla ise, Belçikalı Türklerin Belçika siyasetiyle tanışmasına vesile oldu.
Birçok Türk, farklı farklı partilerden aday olarak, güzel vaatler karşılığında Türk toplumundan oy istedi. Oy uğruna cami kapısından geçmeyenler, camilere gelip dindar, ardından Atatürkçü derneğine giderek bir numaralı Atatürkçü oldular. Türklerin oy kullanmadığı dönemlerde PKK’lılara yardım eden partileri şirin gösterenler de oldu, İslam karşıtı partileri Müslüman dostu gösterenler de. Velhasılı kelam, bu durum bugüne kadar bir şekilde sürüp geldi.
Ancak o dönemde bu süreci en iyi şekilde kullanan parti şüphesiz Sosyalist Parti oldu.
Fakat bu son dönemde, birçok vatandaşın ciddi ciddi “Artık PS’e oy yok” dediğine şahit oluyoruz. Sebebi sorulunca, farklı türlerden sesler çıkıyor. Kimisi ilgisizlikten, kimizi haksızlıktan, kimisi Türkiye düşmanlığından, kimisi iş bulamamaktan, kimisi sözde Ermeni soykırımı tasarısından vs… gibi konulardan şikayetçi.
***
Bunun en bariz örneğine geçtiğimiz Cumartesi günü Brüksel’de “Küçük Anadolu” diye adlandırılan mahallede düzenlenen ve bayramdan sonra her şeye benzeyen sözde esnaf bayramında şahit olduk.
Brüksel Bölge Milletvekili Hasan Koyuncu ile sözde bayramın yapıldığı sokakları turlarken, Saint-Josse belediyesi sınırları içerisinde ikamet eden ve çok yakinen tanıdığım bir ağabey, Hasan Koyuncu’yu yoldan çevirdi. İlk önce Hasan Koyuncu’ya ailecek 20 oyları olduğunu hatırlatan vatandaş, “Fakat bundan sonra PS’e 1 tane oyumuz yok.” diyerek cümlesini devam ettirdi ve Belçikalı Türk olarak hissettikleri hayal kırıklıklarından söz etti.
Oradan ayrıldıktan sonra daha önce uyarılarımı ciddiye almayan Hasan Koyuncu bir hayli şaşırmış ve işin ciddiyetini anlamış gibi görünürken, artık parti olarak bir şeylerin yapılması gerektiğini izah etti.
Fazla zaman geçmeden iki arkadaşla bir kahvehanenin terasına oturduk. Birisi Schaerbeek’te PS’li belediye meclis üyesi diğeriyse aynı belediyeden PS’li belediye meclis üyesi olan bir bayanın eşi. Her ikisi de tuzu kuru olan vatandaşlarımızdan. Olayı her ikisine de anlattım fakat kabullenmek istemediler. “Paşa gönlünüz bilir.” dedim geçtim. Aslında çok da önemli değil. Yarın durumun ciddiyetini farkederler fakat iş işten geçmiş olur.
***
Özellikle bu son yıllarda sahalarda aktif olan birisi olarak Türk toplumunun artık Sosyalist Parti’ye karşı olumsuz düşünmeye başladığını gözlemlediğimi üstüne basa basa sölüyorum. Artık birçok vatandaş yeni alternatifler peşinde. Bu durumu birçok Sosyalist Partili seçilmiş arkadaşlara defalarca iletmiş olmama rağmen, pek ciddiye alınmadım.
Kısa adı PS olan Sosyalist Parti, Türk toplumunu yakından ilgilendiren konuları bir dönem seçim malzemesi yapmasını bildi ve o süreci iyi kullanarak uzun süre Türklerin büyük ölçüde oy alan parti oldu. Yıllarca “Liberaller kazanırsa sosyal yardımlarınız kesilir” gibi korku politikasına dayanan ve buna benzer örnek gösterebilecek çok sayıda propagandalar yapıldı ve bu sayede de çok oy toplandı. Bunlar yapılırken Türk toplumunu memnun edecek fikirler üretilemedi.
Ancak yanlış propagandaların bir süre sonra bir şekilde sona ereceği hesaba katılmadı. 90’lı yılların sonuna doğru dünyaya gelenler artık oy kullanma çağındalar. Bu jenerasyona ait gençler, dedeleri gibi veya babaları gibi düşünmüyorlar. Birçoğu eğitim görüyor ve neyin ne olduğunun farkında. Dedeleri gibi biraz para biriktirip Türkiye’ye göç etme derdinde değiller. Bu gençleri dedeleri gibi veya babaları gibi kandırmak veyahut kafalamak öyle kolay iş değil.
Daha önceki yazılarda da belirttim. Şayet bu gençler için bir şeyler yapılmazsa, şimdiki seçilmiş arkadaşlarımızın birçoğu gelecekte seçilemezler. Bu seçilmiş arkadaşlarımız zaten Belçikalılardan oy alamıyorlar.
Bizden uyarması. Koltuklarında oturarak toz pembe hayaller görenler artık ya gerçekleri görüp bu toplumun sorunlarıyla ciddi bir şekilde ilgilenirler ya da gün gelir o koltuklardan alaşağı olurlar. Bu şekilde de o toz pembe rüyalı son bulur.
Cafer Yıldırımer

 

1 commentaire:

  1. https://www.ps-lachambre.be/2015/07/01/g%C3%A9nocide-arm%C3%A9nien-le-groupe-ps-d%C3%A9pose-sa-proposition-de-r%C3%A9solution/

    RépondreSupprimer